Nöralterapi nedir?

Hayatın içinde hepimizin karşılaştığı bir durum vardır; bazı insanlar en ufak uyarı ile hemen hastalanırlar ve iyileşme süreleri uzun olur veya iyileşemezler. Bazı insanlar ise çok zorlu şartlarla karşılaşsalar bile ya hiç hastalanmazlar veya çok çabuk iyileşirler. Hekim olarak bunları gözlemleyip, altta yatan sebebi açıklayamıyordum. Hatta bazen hastalar ameliyat olduktan sonra ağrılarının başlaması veya ağrılarının vücudlarında sürekli yer değiştirmesi gibi anlamlandıramadığım şikayetler söylüyorlardı. Tamam, bunu bünyesi yapıyordu da, bunun çaresi yok muydu?  Nöralterapi ile bu soruların cevabını biliyoruz artık. Nöralterapi, enjeksiyonlarla otonom sinir sistemine etki ederek iyileştirici mekanizmaların çalışmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir.

Otonom Sinir Sistemi Nedir?

Vücudumuz nefes almamızı, ısı dengesini sağlamayı, dolaşımın düzenli çalışmasını, hormanal sistemin dengede kalmasını, yani tüm dengesini otomatik olarak ayarlar. Bunu sağlayan yapıya Otonom (vegetatif) Sinir Sistemi diyoruz.

Otonom sinir sistemi, ya tek başına sinir dalları olarak ya da damarların çevresinde bütün vücudu ağ gibi sarar. Bu sinir dallarını kablo gibi düşünüp uç uca eklersek yaklaşık 400-500 bin km’lik bir kablo oluşur. Yani dünyanın çevresini yaklaşık 12 defa dolaşacak kadar uzun. Böylece bütün hücrelere ve organlara ulaşır.

Bu sinir ağının içinde sürekli bir bilgi akışı vardır. Sistem sağlıklı işlediğinde nefes alırız, ısı dengemiz ayarlanır, dolaşım düzenli, çalışır, hormonlar dengede kalır, cinsel fonksiyonlar gerçekleşir, düşünür ve konuşuruz.

Ayrıca hücrelerimiz pil gibidir. 40-90 mV’luk elektriksel potansiyelleri vardır. Bu hücrelerden bilgi toplayan otonom sinir sistemi normalde sorunsuz çalışır. Ama kimyasal, biyolojik, psikolojik, fiziksel, elektromanyetik alan veya ameliyatlar gibi çeşitli nedenlerle bu hücre potansiyelinde azalmalar olur. Bu durum bilgi akışını engeller.

Normalde vücut bu bozukluğu düzeltir ve tekrar dengeli çalışabilir. Ancak vücudun kapasitesini aşacak derecede büyük ve ani bir uyarı veya sürekli devam eden bir uyarı gelirse vücut bununla baş edemez ve hücrelerin işlevinde aksamalar olur.

Otonom Sinir Sisteminde Bozukluk Olursa Ne Olur?

Başlangıç döneminde (hastalıklar ortaya çıkmadan önce) kişide bir takım rahatsızlıklar başlar. Baş dönmesi, halsizlik, uykusuzluk, tansiyon oynamaları, dikkat eksikliği, kas ağrıları, gezen ağrılar gibi şikayetler ortaya çıkar. Aslında şikayetler sinir sisteminin aşırı uyarı ile yüklenmesi sonucu meydana gelmiştir. Kişi bu dönemde doktora gittiğinde şikayetine göre ilaç (ağrı kesiciler ,depresyon ilaçları.. ) başlanır.

Oysa olayın temelinde otonom sinir sistemindeki fonksiyon bozukluğu yatmaktadır. Otonom sinir sistemi damarların etrafında ilerleyerek tüm hücrelere ulaşır. Eğer bu hücrelerde potansiyel düşüklüğü olursa veya sinir iletimi, herhangi bir hasarlanma sonucu aksarsa, bilgi iletiminde de aksamalar olur.  Bunun sonucunda damarlarda fonksiyon bozulması ile damarın suladığı ve beslediği hücrelerde kan akımının azalması olur. Böylece o bölge oksijensiz kalır. Vücut kendi savunma sistemini çalıştırarak bir sürü madde salgılar ve bu maddeler ödeme sebep olur. Dokulardaki yıkım ürünleri ve toksinler uzaklaştırılamaz. Bu zincirleme mekanizma hücrenin hasarına kadar gider.

Nöralterapi Nasıl Etki Eder?

Nöralterapi  bu aşamada tedaviyi sağlayan bir yöntem. Yani azalmış hücre potansiyelinin normale gelmesine ve damarların yeniden fonksiyon kazanmasına neden olur. İğne yapılır yapılmaz bu uyarı sinir ağında yayılır ve sinir hasarları “biyoelektriksel” olarak düzelir.  Sonuçta  hücreler ve organlar tekrar kanlanır, o bölgede iyileşme dönemi başlar. Yani nöralterapi uygulaması,  bedenin iyileşmesi için  uyarıcı ve düzenleyici etki yapar.

 Elbette insan hayatı boyunca kendine zarar verecek bir çok uyaranla karşılaşabilir. Bu uyaranların sayısı, şiddeti, çeşidinin yanı sıra kişinin genetik yapısı, öz bakımı, alışkanlıkları, psikolojisi, yaşadığı çevre, beslenmesi gibi faktörler otonom sinir sisteminde oluşabilecek zarar düzeyini belirler. Her insan birbirinden farklıdır. Bu nedenle nöralterapi uygulamamız sırasında karşımızda hastalık yoktur , hasta vardır.

Nöralterapi Nasıl Uygulanır?

 Nöralterapi bir enjeksiyon tedavisidir. Enjektör ile cilt, cilt altı, eklem, eklem çevresi,  yara ve ameliyat izlerine seyreltilmiş lokal anestezik madde verilir . Burada doz değil, uygulanan bölge önemlidir.

Nöralterapi ile Hangi Hastalıklar Tedavi Edilir?

Nöralterapi uygulaması ile boyun ağrısı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, sırt, baş, bel ağrısı, bel fıtığı, migren, kalça, diz ağrıları, spor yaralanmaları, omuz dirsek, el bileği ağrıları, sinir sıkışmaları, varis, kırık komplikasyonları, lenf dolaşım bozukluğu, barsak rahatsızlıkları, hormonal dengesizlikler, huzursuz bacak sendromu, depresyon, adet düzensizlikleri ve çene eklemi problemleri tedavi edilebilir.

Bozucu Alan Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Vücutta geçirilmiş hastalık ve ameliyatlar sonrası biyolojik iyileşmesini tamamlayamamış bölgeler bozucu alan olarak adlandırılıyor. Bozucu alanlarda, hücrelerde düşük potansiyel vardır ve devamlı düzensiz uyarı gelir. Örneğin diş tedavisinden sonra ortaya çıkan baş ağrıları ve sezaryen sonrasında olan bel ve baş ağrıları, mide ve ve safra kesesi kaynaklı omuz ve sırt ağrıları başlayabilir. Bunları klasik tıpla çözmek mümkün değil. Çünkü migren için ilaç verilir, ama gerçek neden ortadan kalkmadığı için ilaç kullanmadığında ağrıları tekrarlar. Ya da bir türlü geçmeyen diz ağrıları olan hastanın filminde ciddi bir patoloji yoktur, ilaç kullanır, başka yöntemler denenir ama ağrısı geçmez. Nöralterapi ile şikayetin asıl kaynağı tespit edilir ve ona göre tedavi uygulanır. Böylece hasta bir sürü yan etkisi olan, sadece o an için şikayetini azaltan ilaçlardan kullanmak zorunda kalmaz.

Nöralterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Uygulamanın yan etkisi yok denecek kadar azdır. Çok nadiren alerji tablosu ortaya çıkabilir. Çocuk ve yaşlılar dahil olmak üzere her yaşta hastaya uygulanabilmektedir. Tansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıklar ve kullandıkları ilaçlar tedaviye engel değildir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda ise bazı uygulamalarda dikkatli olunması gerekiyor.

. Nöralterapi  Tarihçesi

Nöralterapi ilk olarak Alman Huneke doktor kardeşler tarafından lokal anesteziklerin ağrıda kullanımı ile ilgili çalışmalar yaparken gözlemledikleri sonuçlar sayesinde ortaya çıkmıştır. Daha sonraları geliştirilerek özellikle Almanya, İsviçre ve Avusturya’da üniversitelerde kürsü olup 1940’ lardan beri Avrupa’da özellikle ağrı ile uğraşan hekimler tarafından uygulanan bir tedavi yöntemi olmuştur. Ülkemizde Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul’un Bilimsel Nöralterapi ve Regülasyon Derneği çatısı altında Almanya’daki müfredata uygun bir şekilde verdiği eğitimlere katılan Türk hekimlerince 2003 den beri uygulanmaktadır. 


Dr. Semra Yüksel Ersöz
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı